Kağıttan Turna Kuşu: “Yeni Normal”

Kağıttan Turna Kuşu: “Yeni Normal”
Kağıttan Turna Kuşu: “Yeni Normal”

  

Covid-19 ile yaşamaya başladığımız ilk günden bugüne yaşamımız içerisinde çığ gibi büyüyen bir belirsizlik karşısında zedenelen kontrol, güç ve güven algımız ile uyumlanmaya, onları en bildiğimiz halleriyle yeniden kazanmaya çabalıyoruz. Geçmişi özlüyor, şimdi içerisinde zaman zaman tökezliyor, geleceğin umudunu taşımaya çalışıyoruz. Sürecin başından beri de gelecek adına taşıdığımız umudun resmini çocuklarımız ile birlikte de çizmeye çalıştık. Ancak “yeni normal” ile  birlikte yeniden bir değişim sürecinin içerisinde kendimizi bulduk. Genel kitlede bakıldığında biz yetişkinlerin uyumlanma kapasitesi tabiki kendi içerisinde zorluklar taşıyarak ama bir o kadar da şaşırtıcı bir hızda ilerlerken, çocuklarda bu süreç pek de böyle olmayabiliyor. Özellikle erken çocukluk dönemindeki çocukların her şeyin tamamiyle eskisi gibi olmadığı bir yeni normal karşısında zorlandığını ve kafa karışıklığı yaşadıklarını görebiliyoruz . Hal böyle olunca, yeni normalleşme süreci ile birlikte çocuklarda, aklında olan o en bildiği normaliyle örtüşmeyenlere karşı bir öfke, hayal kırıklığı, kaygı ve umutsuzluk gözlemlenen duygu ve paralelinde gerçekleşen kaotik davranışlar olarak yerini alabiliyor.

Bu noktada öncelikle yapılması gereken çocuğa yeni normal hakkında yeterli bilgiyi sunmak oluyor. Ebeveynlerden iş için dışarı çıkmaya başlayanlar var ise çocuğuna öncelikle eski rutinleri hatırlatması, onunla aldığı koruyucu önlemleri paylaşması gerekmektedir. Ayrıca, uzunca bir süre evde beraber geçirdikleri vakitleri ebeveyn olarak onunda özleyecek olduğu, onu gün içerisinde sıklıkla arayacağı gibi bilgiler de çocuğa belirtilmelidir. Bunların dışında, çocuğu dışarıdaki hayat ile direkt karşılaştırmadan önce, evde rol canlandırmaları eşliğinde çocuk ile birlikte mesafe, hijyen kurallarının üzerinden geçmek, dışarıda uzun süre görmeyip özlemini duyduğu arkadaş ve aile üyelerine karşı da sevgi ve özlemini sarılmak yerine hangi alternatif davranışlarla gösterebileceğini yine bu rol canlandırmalı oyunlarda sunmak süreci daha sağlıklı yürütmek adına iyi bir ön çalışma olacaktır. Bunun dışında, sıcaklıklarla birlikte ayrıca kullanımı zorlaşan maskelerin de koruyuculuğuna zarar vermeksizin çocuklarla birlikte keyifli ,yaratıcı maskelerde tasarlamak çocuğun maske kullanımını kolaylaştıracaktır. Her şeyden önemlisi bu geçiş sürecini ebeveynleri olarak sizin hangi önlem, duygu ve davranışlarla yönetebildiğiniz onların rol modelleri olarak oldukça önemlidir. Bunca süredir sizlerle birlikte sabırla evde kalmalarının da onlar için oldukça büyük bir başarı olduğuna vurgu yaparak, çocuklarınızı tebrik etmek de sizlerle olan iş birliğini verimli bir şekilde sürdürebilmeleri yönünde etkili bir motivasyon olacaktır. Bunlar kısa vadede , sonuç odaklı yapabileceğimiz belli başlı öneriler olmaktadır.

Ancak bunların yanında arka planda süregelen kitlesel travma etkilerinin çocuklardaki yansımalarına yönelik ihtiyacımız olan hala duygu oyunları (duyguları fark etme, duyguları tanıma, duyguları isimlendirme, duyguları derecelendirme, duyguları regüle edebilme, duyguları sağlıklı bir biçimde ifade edebilme becerilerini destekleyen oyunlar) ile çocuklara duygularını ifade edebilmeleri adına alan açmak ve onlarla zorlaşan davranışlarına istinaden sağlıklı bir iletişimi sürdürebilmeye devam etmektir.  Çocuğunuz bir gereksinimi sebebiyle, sizin uyumsuz bir tutumunuza verdiği bir tepki yada yaşadığı gerilim boşalması gibi sebeplerle ağlıyor, kriz yaratıyor yada uygunsuz davranışlarda bulunuyor olabilir. Bu davranışlar, erken çocukluk döneminde içinde bulunduğumuz anormal durumun içinde son derece normaldir. Erken çocukluk döneminde, beyin gelişimi halen devam etmekte olması sebebiyle, çocuk hayati fonksiyonlarını gerçekleştirebilme, yaşadığı duyguları kendi içerisinde hissedebilme gibi becerilere sahip iken, bir diğerinin duygularını anlamak, bir diğerine duygularını anlatmak, kendini sakinleştirebilmek ve yaşadığı problemler karşısında problem çözme becerisi gösterebilmek gibi becerileri henüz tam anlamıyla gerçekleştirememektedir. Çocuğun bu becerileri yaşı ile birlikte, gerçekleştirebileceğiniz tüm duygu çalışmaları ile geliştirilebilecektir.

Ebeveynleri olarak çocuğunuzun kriz anlarında yapabileceğiniz şeylerin başında, ilk olarak onlarla bağ kurmanız gelmektedir. Çocuğunuz bu sayede  kendisini daha iyi hissedecektir. Bağ kurmak, çocuğunuz ile paylaştığınız oyunlar, sohbetler, hatta birlikte paylaştığınız yemekler aracılığıyla bile mümkündür. Çocuğunuz, bu bağ aracılığı ile anlaşıldığını ve duygusunun kabul edildiğini hissedebilir. Onunla kurabildiğiniz bu bağın ardından da çocuğunuza sarılarak onu daha sağlıklı duygu ve davranış ifadelerine yönlendirebilirsiniz. Böyle bir dönemde, her şeyi tamamiyle yapmasını beklemek yerine çocuğunuza ufak anlaşma önerileri sunarak sizlerde biraz esneklik kazanabilirsiniz. Bazen de, öncelikle sizler sakinliğinizi koruyarak çocuğunuza yapmış olduğu davranışın iyi bir davranış olmadığını hatırlatıp, yeniden ama bu kez daha kibar hareketlerle yapmayı önerebilirsiniz, hatta bunları kademeli iyiye ulaşmaya yönelik oyun haline dönüştürebilirsiniz. Burada önemli olan, ebeveynlerin kendilerine duygu ve davranışlarını düzenleyebilme, kontrol edebilme, problemler karşısında çözüm üretebilme becerilerinin olduğunu, ancak çocukların yaşadıkları yoğun duygular karşısında, duygularının içinde boğulmadan sakinleşebilmek için onların güvenli limanlarına ihtiyaçları olduğunu kendilerine sıklıkla hatırlatmaları gerekmektedir. Elbet ki bir insan olarak ebeveyninde bu süreç zarfında kendisine yönelik sakin kalabilme  adına gerekli zaman dilimleri ve alanları yaratması önce kendisi sonra da çocuğu için fayda sağlayacaktır. Unutulmamalıdır ki, kendinizde olmayan bir şeyi sunmak çok da mümkün olmamaktır.

Kendinizi de gözeterek, çocuğunuza sarılarak, karşılaştığınız sorunlar üzerine konuşarak, çocuğunuz o an konuşmak istemiyorsa gerekirse onunla sessiz kalıp oturarak, iş birliğini, anlaşma önerilerini çocuğunuza sunarak, onu tüm duyguları ile kabul ederek, koşulsuz severek, ebeveyn olarak durumlar karşısında esnemeyi öğrenerek iletişimde kalabildiğiniz güzel günler dileğiyle…

                                                                         Uzm. Psk. Ceren Barutçuoğlu Özsoy