ÇOCUK VE TEKNOLOJİ

ÇOCUK VE TEKNOLOJİ
ÇOCUK VE TEKNOLOJİ

Çocuğum teknoloji ile hangi yaşta tanışmalıdır?

İletişim ve internet alanındaki teknolojik gelişmeler artık her geçen gün hayatımızı daha fazla bağlantılı hale getiriyor. Bu ilerlemelerin bir diğerleri ile etkileşimi, iletişimi, ve öğrenmeyi kolaylaştırmadaki etkisi yadsınamaz ancak madalyonun öbür tarafına baktığımızda bebeklikten yetişkinliğe kadar farklı alanlarda farklı olumsuz etkiler yaratabiliyor. Haliyle 0-6 yaş grubu ile çalışırken en çok gelen sorulardan biri de “Çocuğum teknoloji ile hangi yaşta tanışmalıdır?” oluyordu.

Bu konuda da birçok farklı konuda olduğu gibi farklı uzman görüşleri var olmaktadır. Teorik okumalarım, alandaki çocuk gelişim gözlemlerim çerçevesinde diyebileceğim şudur ki ilk 3 yıl çocuklarınızın her türlü teknoloji kanalı ile tanışmasını bir süre daha ertelemenizdir. 0-3 yaş dönemi her türlü gelişimin en yoğun olduğu dönemdir. İnsan beyninin gelişimi her ne kadar ileriki yaşlarda da devam ediyor olsa da, ana çizgilerinin şekillendiği zamanlardır ve bu zamanlarda duyusal motor gelişim aktif olmaktadır. Bu zamanlar bebeğin farklı duyu kanalları ile bilişsel becerilerini bir diğer adıma götürmesi için yeterli uyarıcı, interaktif bir iletişim ve hareketli keşif ile sürdürmesi gerekmektedir. Nitekim bu dönemin bu şekilde değerlendirilmiyor oluşu biz psikologların karşısına, gecikmiş bir dil gelişimi, kısıtlı yaratıcılık becerileri, hafıza ve dikkat problemleri olarak gelmektedir. Bundan dolayı, ilk 3 yıl çocuğun temel gelişim basamaklarının büyük bir çoğunluğunun tamamlanmasının aktif bir şekilde desteklenmesi ve teknoloji ile tanışma gününün bir süre daha ertelenmesi çocuk için daha fazla yarar sağlayacaktır. 3 yaş sonrasında ise, kişisel önerim tüm teknoloji kanallarının kullanımının gün içerisinde toplam olarak maksimum 1 saat şeklinde, ebeveyn kontrollü daha önce izlenmiş ve de indirilmiş geliştirici programlar şeklinde olmasıdır. Buna ilaven, bu 1 saatlik teknoloji kullanımın çocukların uyku saatinden ortalama 1-2 saat önce sonlandırılması, çocuğun büyüme hormonunun salgılanması ve uyku kalitesi adına fayda sağlayacaktır.

Fransız Pediatrik Derneği’nin 2011 yılında kabul ettiği, 2008 yılında Psikiyatrist Dr. Tisseron Serge’nin ortaya koyduğu 3-6-9-12 Kuralı’da yine çocukların duygusal olgunluklarını, kurgu ve gerçek ayrımını yapabilme becerilerini, bilgi işleme becerilerini, bağımlılığa karşı korunmasızlıklarını göz önünde tutarak oluşturulduğu görülmektedir. Bu kural kısaca; 3 yaştan küçük çocukların ekrana maruz kalmaması,  6 yaştan küçük çocukların bilgisayar ve konsol oyunlarını oynamaması, 9 yaştan önce çocukların yanlarında bir yetişkin olmaksızın internette tek başlarına vakit geçirmemesi, 12 yaştan önce de sosyal medya platformlarında yer almaması ve kendilerine ait hesaplarının olmaması gerektiği şeklindedir.

Ebeveynlerin herşeyin ötesinde çocuğunu sağlıklı teknoloji kullanımı hakkında bilgilendirmesi ve gerekli önlemleri alması, çocuğun devam eden gelişimindeki aksamaların önüne geçilebilmesi için yapılabilecek en temel adımdır. Ayrıca, çocuğun her geçen gün keşfederek, deneyerek, düşe kalka oluşturduğu dünyasında elinin altındaki en değerli kaynağının oyunu ve yaratıcılığı olduğu, tüm bu inşa serüveninin de siz ebeveynleri ile kurduğu güven dolu güçlü bir iletişimden geçtiği de unutulmamalıdır.

 Uzm. Psk. Ceren Barutçuoğlu Özsoy